×
ARAMA
KampusWeb.com
Bak - Keşfet - Sor
Tanrı Var Mı?

Başlangıçta Hiçbir Şey Yok Muydu?

Zamanın başlangıcına ve evrenin yaratılışına dair bir düşünce yolculuğu…

PDF

Başlangıçta neler olduğunu hiç düşündün mü? Cevabın evetse, bu konu hakkında fikirlerin neler? İlk ortaya çıkan şeyin ne olduğuna dair bir fikrin var mı? Ya da zamanın en başında neyin var olduğuna dair düşünmek için beynini daha önce hiç zorladın mı?

Başlangıçta hiçbir şeyin olmaması mümkün değil diye mi düşünüyorsun? Milyonlarca yıl önce gerçekten hiçbir şey yok muydu? Bu kesinlikle dikkate alınması gereken bir teori. Öyleyse hadi bunu çıkarım yoluyla bir düşünelim.

Diyelim ki kocaman, futbol sahası büyüklüğünde bir odamız var. Oda kalıcı olarak kilitli; kapısı, penceresi veya duvarlarında herhangi bir delik de yok. Odanın içinde hiçbir şey yok, kesinlikle bomboş. Hava, toz, ışık, hiçbir şey… Zifiri karanlıkla kapalı olan bir oda sadece. Bu durumda sence ne olur?

Diyelim ki amacın odaya bir şekilde girmek ve oraya bir şeyler koymak. Ama kurallara göre bunu yapmak için odanın dışından hiçbir şeyi kullanamazsın. Öyleyse ne yapmalısın?

Odanın içinde kıvılcım yaratırsam odada ışık olur ve bir an için odanın içinde kalır diye düşündün. Evet bu kıvılcımı, ışığı “bir şey” olarak nitelendirebiliriz. Ama odanın dışındasın ve buna izin verilmiyor.

Star Trek’teki gibi odaya ışınlanmayı düşünüyor olabilirsin. Ancak bu da kurallara aykırı çünkü odanın dışından bir şeyler kullanarak ışınlanmayı gerçekleştirmiş olacaksın.

Burada bir ikilemle karşı karşıyayız: sadece odanın içinde olan bir şeyi kullanarak odaya girmek zorundasın ve bu durumda odanın içinde hiçbir şey yok.

Belki yeterli süre tanınırsa odanın içinde küçük bir parçacık ortaya çıkabilir diye düşündün. Ancak bu teoriyle ilgili de üç farklı problemle karşılaşıyoruz.

İlki, zaman kendi başına hiçbir şey yapamaz. Evet, her şey zamanla olur ancak onların olmasını sağlayan zaman değildir. Örneğin, eğer kurabiyelerin pişmesini on beş dakika boyunca beklersen kurabiyeler pişer ancak onları pişiren zaman değil, fırındaki ısıdır. Eğer kurabiyeleri on beş dakika boyunca tezgâhın üzerine koyarsan, pişmezler.

Bu çıkarımımızda, içinde kesinlikle bir şey olmayan, tamamen kapalı bir oda var. On beş dakika boyunca beklemek, durumu kendi başına değiştirmeyecektir. Diyelim ki çok uzun zaman bekledik, bu çok uzun zaman da sadece bir araya getirilmiş on beş dakikalardan oluşacaktır. Tezgâha bir tepsi kurabiye koyup çok uzun zaman beklediğinde kurabiyeler pişer mi?

İkincisi, neden boş odada bir şey kendi kendine ortaya çıksın ki? Ortaya çıkması için bir nedeni olmalı ama odada hiçbir şey yok. Peki bu durumda, çıkarımın geri kalanının durması için ne olmalı? Eğer odada bir şey ortaya çıksaydı, oda artık boş bir odadansa içinde bir şey olan bir oda olurdu (bunun olması için, odanın içinde var olan bir şeyle yapılması gerekir).

Peki, bir şeyin küçücük bir parçacığı bile olsa? Bu şansın, futbol sahasından daha büyük bir alanda gerçekleşme olasılığı daha fazla mı olur?

Bu durum üçüncü soruyu ortaya çıkarır: boyut. Zaman gibi boyut da soyut ve görecelidir. Diyelim ki çok büyük, normal boy ve çok küçük olmak üzere üç farklı beysbol topumuz var. Hangisinin odada ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir?

Normal boyutlarda olan mı? Hayır, üçü için de aynı olasılık geçerli olurdu. Çünkü boyut önemli değil, sorun bu değil. Mesele, herhangi bir boyuttaki herhangi bir beysbol topunun boş ve tamamen kapalı olan odada “birden ortaya çıkıp çıkamayacağıdır”.

Eğer ne kadar zaman geçerse geçsin, en küçük beysbol topunun odada birden ortaya çıkabileceğine olasılık vermiyorsan, o zaman aynı şekilde bir atomun da bu şekilde ortaya çıkamayacağı sonucuna varmalısın. Boyut önemli değil, küçücük bir parçacığın sebepsiz yere ortaya çıkma olasılığı, bir buzdolabının ortaya çıkma olasılığından farklı değildir.

Çıkarımımızı kelimenin tam manasıyla biraz daha ileriye taşıyalım. Geniş, zifiri karanlık olan odamızı alalım ve duvarları kaldıralım. Odayı her yöne sonsuz olarak devam edecek şekilde uzatalım. Odanın dışında hiçbir şey kalmaz, çünkü oda her yerdedir.

Siyah, sonsuz odamızda ışık, toz, herhangi bir parçacık, hava, element veya molekül yoktur. Mutlak bir hiçlikten oluşur. Odamızı “Kesin Hiçlik” olarak adlandırabiliriz.

İşte sorumuz geliyor: eğer milyonlarca yıl önce, Kesin Hiçlik var olduysa, şu anda da devam ediyor olmaz mıydı?

Evet, bir şey boyutu ne kadar küçük olursa olsun, Kesin Hiçlikten gelemez. Bu yüzden böyle olsaydı, günümüzde hala Kesin Hiçlik var olurdu.

Tüm bunlar bize ne anlatıyor? Kesin Hiçliğin asla var olmadığını mı? Neden bunu anlatıyor? Çünkü eğer Kesin Hiçlik var olsaydı hala var olmaya devam edebilirdi.

Eğer Kesin Hiçlik var olsaydı, hiçbir şeyin varlığına neden olacak bir şey de olmazdı. Yeniden söylemek gerekirse, eğer Kesin Hiçlik var olsaydı, hala kesinlikle bir şey olmazdı.

Ancak, bir şeyler var oldu; aslında birçok şey oldu. Örneğin, sen var olan, çok önemli bir şeysin. Bu nedenle, Kesin Hiçliğin asla var olmadığının da bir kanıtısın.

Sonuç olarak, eğer Kesin Hiçlik asla var olmadıysa, bu en başından beri en azından bir şeyin var olduğu zamanların olduğu anlamına gelir. Peki bu şey neydi?

Sadece bir şey miydi yoksa birçok şey miydi? Atom, molekül, futbol topu, mutasyona uğramış beyzbol topu, buzdolabı ya da kurabiye miydi?

Makalenin devamını okumak için “Bir Şey” makalesine bakabilirsin.

Bu konuyla ilgili başka bir makale okumak için “Evreni Rab Mi Yarattı?” makalesine göz atabilirsin.

 Bize e-mail ile ulaşın…
 Tanrı'yla arkadaşça bir ilişki başlatmaya ne dersiniz?

BU MAKALEYİ PAYLAŞIN: