PAYLAŞ:  

Tanrı Kötü Bir Yönetmen mi?

Tanrı bu dünyayı iyi bir şekilde yönetiyor mu? Bazı sorular…

Eğer birisi size "Bence iyi bir yönetmen kalmadı çünkü seyrettiğim filmlerin hepsi rezalet." derse bu bir dereceye kadar savunulabilir bir argümandır, değil mi?

Bu argüman aynı zamanda iyi filmlerin yapılmasının da mümkün olduğunu ima eder. Bu yüzden bu argümanı şöyle ifade etmek mümkündür: "İyi filmlerin yapılmasının mümkün olduğuna inanıyorum ancak son zamanlarda seyrettiğim filmlerin kötü olmasından dolayı, şu an iyi bir yönetmenin olduğuna inanmıyorum."

Tanrı'nın varlığını reddeden argümanların çoğu da bu şekildedir. Bir çok kişi şunu der: "Ben Tanrı'ya inanmıyorum çünkü bu dünya çok kötü bir yer." Bu ifadenin sahibi bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde iyi bir dünyanın mümkün olduğunu ima eder.

Peki biz bu iyi dünyaya nasıl varacağız? Evrim sayesinde mi? Eğer evrim teorisi geçerli olsaydı, nihai olarak bu iyi dünyaya kavuşurduk veya güzel bir film seyredebilirdik. Ancak eğer biz ilerliyorsak, niçin her geçen gün savaşlar artar, suçlar işlenir, adaletsizlik devam eder, boşanmalar artar, tacizler yoğunlaşır? Neden kötülükler artar? İçinde bulunduğumuz film her gün iyiye değil, kötüye gitmektedir.

Belki de bu bizim yüzleşmeyi sevmediğimiz bir gerçektir. Biz insanların, iyi bir dünyayı meydana getirme olanağı yoktur, çünkü bizler kötü film yönetmenleriyiz. Bizler kusurlu, günahkar varlıklarız. Hilekarlık, açgözlülük ve suç unsuru teknolojinin veya ilimin gelişmesi ile bir çözüme ulaşamamıştır. Ne kadar "evrim" geçirdiğimiz iddia edilse de, sorun insan yüreğindedir.

Sorulması gereken bir başka soru da şöyledir: Bu dünya Tanrı'yı hoşnut etmekte midir?

Kutsal Kitap der ki: "Çünkü dünyaya ait olan her şey -doğal benliğin tutkuları, gözün tutkuları ve maddi yaşamın verdiği gurur- Baba'dan değil, dünyadandır" (1. Yuhanna 2:16).

Dünya bedenin arzuları ve şehvet üzerine dönmektedir ("ihtiyaç"), şehvet verici şeyleri görmek ister ("istek"), yaşam üzerine kurulmuş olan gurur ("talep"). Bu üç tutum dünyamızdaki problemlerin bir çoğunun nedenidir ve bu şeylerin Tanrı'yı hoşnut etmediği açık değil mi?

Sorulması gereken ikinci soru şudur: Dünyayı tamamen Tanrı mı yönetmektedir?

Kutsal Kitap evet ve hayır der. Tanrı her şeye hükmeder, ancak aynı zaman da bize de seçim yapma özgürlüğü vermiştir. Bizim her düşüncemizi ve hareketimizi kontrol etmemektedir. Bu seçim özgürlüğü kötü bir filmin ortaya çıkmasına sebep verebilir. Kutsal Kitap bu konuyu ayetlerle özetler: "Tanrı bütün dünyanın kralıdır" (Mezmurlar 47:7). "Biliyoruz ki, biz Tanrı'danız, bütün dünya ise kötü olanın denetimindedir" (1. Yuhanna 5:19). (Diğer örnekler: Yuhanna 12:31, 14:30, 16:11). Gördüğümüz gibi Tanrı her şeye hakimdir, dünyanın kötü olanın denetiminde olmasına izin de vermiştir.

Sorulması gereken üçüncü soru şudur: Bu dünya Tanrı'nın krallığı mıdır?

Kutsal Kitap hayır der. Yuhanna 18:36: "İsa, «Benim krallığım bu dünyadan değildir»." Şu an Tanrı'nın krallığı ruhsaldır. O, hepimizin üzerinde hükmedendir ancak çoğumuz O'nun yaşamlarımızın ve yüreklerimizin Kral'ı olmasına izin vermemiştir. Buna izin verenler ise O'nun ruhsal krallığının bir parçasıdır, ancak O'nun krallığı olmayan bu dünyada yaşamaktadırlar.

Tanrı'nın asıl filmi henüz gösterilmedi. Vahiy 11:15: "Yedinci melek borazanını çaldı. Gökten gelen yüksek sesler şöyle diyordu: «Dünyanın egemenliği, Rabbimiz'in ve O'nun Mesihi'nin oldu. O sonsuzlara dek egemenlik sürecek.»". O gün, biz çok daha iyi bir filmi izleyeceğiz, çünkü o günkü yönetmen Tanrı olacaktır. Tanrı'nın daha iyi bir dünya için planları var ve şu anki filme hiç benzemeyeceği kesindir. O iyi bir yönetmendir. İşte size bir ipucu:

"«İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır. Tanrı onların arasında yaşayacak. Onlar O'nun halkı olacaklar, Tanrı'nın kendisi de onların arasında bulunacak. Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yaş ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalkmıştır.»" (Vahiy 21:3-4)

"Önceki düzen", şu an yaşadığımız dünyadır. Bu dünya sorunludur. Bu sorunların kaynağı bizim şehvetimizdir, bu şehvet dünyanın arzusudur (1. Yuhanna 2:17). Ölümün, acının, göz yaşlarının ve yasın sebebi, budur.

Eğer bu dünya mevcut durumu ile Tanrı'yı hoşnut etmiyor ise ve eğer Tanrı dünyayı tamamen yönetmiyor ise, eğer bu dünya O'nun krallığı değilse, o zaman bu kötü film için nasıl O'nu suçlayabiliriz?

Bu dünyanın hali için Tanrı'yı suçlamamalıyız çünkü bizler bir şekilde Tanrı'yı bu dünyadan uzaklaştırdık. İnsanlık kibar bir şekilde Tanrı'ya kenara çekilmesini söylemiştir. Duyulabilecek bir şekilde olmasa da yüreğimizden şu düşünceleri geçirmişizdir: "Tanrım biliyorum bana doğruyu göstermek istiyorsun ama ben bu durumu yaşamak, kendi başıma olmak, Senin müdahalenden uzak, Senin otoritenden uzak bir şekilde yaşamımı devam ettirmek istiyorum, şimdilik hayatımdan uzak dursan ve yaşlanınca hayatıma girsen olmaz mı?"

Ortada bir hiciv vardır. Tanrı'yı, O'nun hoşlanmadığı bir şekle çevirdiğimiz dünya için suçlarız. Tanrı bu dünyayı çalışır bir vaziyette bize vermiştir ancak biz bozmasını becermişizdir. Çünkü Tanrı'ya bu dünyayı biz yöneteceğiz demişizdir. Kutsal Kitap der ki: (Yeşaya 53:6) "Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi." Sonuç olarak ortaya berbat bir film çıkmıştır.

Tanrı'nın daha iyi bir filmi için daha iyi bir planı var, senin de bu filmde olmanı istiyor. Tanrı, bugün hayatında çok büyük bir değişiklik yapabilir. O'nun gelecek için mükemmel planları vardır; bu dünyada O aramızda yaşayacaktır.

 Bize e-mail ile ulaşın…
 Tanrı'yla arkadaşça bir ilişki başlatmaya ne dersiniz?
BU MAKALEYİ PAYLAŞIN:  

TOP