×
ARAMA
KampusWeb.com
Bak - Keşfet - Sor
Yaşama Dair

Hayat Neden Bu Kadar Zor?

“Neden?” – Hayat zorlaştığında, huzura kavuşmanın bir yolu var mıdır?

PDF

Bu dünyada gördüğümüz kötülükleri nasıl açıklarız? Terör saldırıları, seks ticareti, ırkçılık, açlık…

Muhtemelen kendimize bilinçaltımızda bu tür sorular soruyoruz ama bilinçli olarak bunu nadiren yapıyoruz. Hayatlarımızı yaşamakla o kadar meşgulüz ki nadiren durup NEDEN diye merak ediyoruz.

Ama sonra bizi uyandıracak bir şey oluyor. Ebeveynlerimiz boşanıyor, sokakta bir kız kaçırılıyor, bir akrabamız kansere yakalanıyor. Bu bizi bir süreliğine uyandırmaya yetiyor ama sonrasında başka bir trajedi bizi bulana kadar yeniden inkarlarımıza geri dönüyoruz. Yeniden karşılaştığımızdaysa, bir şeylerin yanlış olduğunu, böyle olmaması gerektiğini düşünmeye başlıyoruz, “hayat böyle olmamalı”.

Peki NEDEN kötü şeyler oluyor?

Neden dünya daha iyi bir yer değil?

Kutsal Kitapta tüm bu NEDEN sorularının cevapları bulunur. Ancak bu cevapları çoğu insan duymaktan hoşlanmaz: dünya böyledir çünkü bir anlamda istediğimiz dünya budur.

Kulağa garip mi geliyor?

Ne ya da kim bu dünyayı olduğundan farklı kılabilir? Ne veya kim tüm insanlar için hayatın hiçbir zaman acımasız olmadığı bir dünya garanti edebilir?

Rab yapabilir. O bunu başarabilirdi ama yapmadı, en azından şimdilik. Bu yüzden Ona kızarız ve “Rab çok güçlü ve sevgi dolu olamaz, eğer öyle olsaydı dünyamız bu şekilde olmazdı!” diye isyan ederiz.

Bu tutumumuzun Rabbin kötülüklere yaklaşımını değiştireceğini umarız. Umudumuz, O’nu suçlu psikolojisine sokup bir şeyler yapma şeklini değiştirmesine yol açmamızdır.

Ancak O hiç de harekete geçecekmiş gibi gözükmez. NEDEN?

Rab şu anda harekete geçmez, var olan hiçbir şeyi değiştirmez, çünkü bize istediğimizi verir: O’na yokmuş ve gereksizmiş gibi davranabileceğimiz bir dünya.

Âdem ve Havva’nın hikayesini hatırlıyor musun? “Yasak meyveyi” yemişlerdi ve bu meyve Rabbin onlara söylediği, verdiği her şeyi görmezden gelmenin ve Rabden ayrı düşmenin sembolüydü. dem ve Havva, Rab olmadan, Rabbin kendisi gibi olabilmeyi umuyorlardı.

Varoluşlarında Rabbin kendisinden daha değerli bir şey oldukları düşüncesiyle Rab ile kişisel bir ilişki kurma şansını tükettiler. Ve bu dünya sistemi, tüm hatalarıyla, yaptıkları seçimin bir sonucu olarak bugünkü halini aldı.

Onların hikayesi aslında hepimizin hikayesi değil mi? Kim sesli olmasa da yürekten “Rab bunu sensiz de yapabileceğimi düşünüyorum, yalnız başıma halledebilirim ama teklif için teşekkürler” demedi ki?

Hepimiz Rab olmadan hayatımızı yürütmeye çalıştık.

Bunu neden yapıyoruz? Muhtemelen hepimiz Rabden daha değerli, daha önemli bir şey olduğumuz fikrine kapıldık. Farklı insanlar için farklı nedenler söz konusu ama zihniyet aynı: Rab hayattaki en önemli şey değildir. Aslında onsuz da hayatı gayet iyi yürüttüm.

Rabbin buna cevabı nedir?

Bunu yapmamıza izin verir. Çoğu insan Rabbin yollarına aykırı olan başkalarının veya kendi kararlarının sonuçlarını deneyimler, cinayet, cinsel istismar, yalan, dolandırıcılık, iftira, zina, adam kaçırma bunlardan bazıları.

Tüm bunlar, Rabbin hayatları üzerinde erişim ve etkisini reddeden insanlar tarafından gerçekleştirildiği şeklinde açıklanabilir. Uygun gördükleri gibi hayatlarına devam ederler, kendileri ve başkaları acı çekmeye devam eder.

Tüm bu olanlarla ilgili Rabbin görüşü nedir?

Rab kendini beğenmiş değildir, aslında bize doğru öne eğilmiş, merhametli, gerçek hayatı bize sunabilmesi için ona dönmemizi uman bir şekilde resmedilebilir.

İsa Mesih şöyle diyor, “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm.”1 1 Ancak tüm bu insanlar ona gitmeye istekli değildir, İsa onlara şöyle der, “Ey Yeruşalim! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taşlayan Yeruşalim! Tavuğun civcivlerini kanatları altına topladığı gibi ben de kaç kez senin çocuklarını toplamak istedim, ama siz istemediniz.”2

İsa Mesih konuyu yeniden Onunla olan ilişkimize getirir, İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.”3

Peki ya hayat adil olmadığında, başımıza kötü şeyler geldiğinde bize ne olacak?

Kendimizden başka birinin sebep olduğu korkunç durumlarda ne olacak? Mağdur olduğumuzu hissettiğimiz zaman, Rabbin başkalarının korkunç muamelelerine katlandığını fark etmek faydalı olacaktır. Rab neler yaşadığımızı anlamanın da ötesindedir.

Hayatta İsa Mesih’in bizim için katlandığından daha acı verici hiçbir şey yoktur. Arkadaşları tarafından terk edildi, kendisine inanmayanlar tarafından alay edildi, utanç verici bir şekilde halkın önünde çarmıha gerilmeden önce dövülüp işkenceye maruz kaldı ve yavaşça boğularak öldü.

O bizi yarattı, ancak insanlığa Kutsal Kitabı yerine getirme, günahlarımızdan kurtulma özgürlüğü de verdi. Bu İsa Mesih için sürpriz değildi, neyin geldiğinin farkındaydı, tüm detayları, acıları ve aşağılamayı önceden biliyordu.

“İsa Yeruşalim’e giderken, yolda on iki öğrencisini bir yana çekip onlara özel olarak şunu söyledi: “Şimdi Yeruşalim’e gidiyoruz. İnsanoğlu, başkâhinlerin ve din bilginlerinin eline teslim edilecek, onlar da O’nu ölüm cezasına çarptıracaklar. O’nunla alay etmeleri, kamçılayıp çarmıha germeleri için O’nu öteki uluslara teslim edecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek.”4

Başına korkunç bir şey geleceğini bildiğini hayal et. İsa Mesih duygusal ve psikolojik ıstırabı anlar. İsa tutuklanacağını bildiği gece dua etmeye gider, yanına bazı arkadaşlarını da alır.

“Petrus ile Zebedi’nin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye, ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı. Onlara, “Ölesiye kederliyim” dedi. “Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.” Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. “Baba” dedi, “Mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.”5

İsa üç arkadaşına güvenmesine rağmen, yaşadığı ıstırabın derinliğini anlayamazlar ve İsa Mesih dua etmeden döndüğünde onları uyuyakalmış halde bulur. İsa Mesih acı ve aşırı üzüntüden kendinden geçmenin nasıl bir şey olduğunu anlar.

Tüm bunlar Yuhanna’nın Müjdesinde şöyle özetlenmiştir: “O, dünyadaydı, dünya O’nun aracılığıyla var oldu, ama dünya O’nu tanımadı. Kendi yurduna geldi, ama kendi halkı O’nu kabul etmedi. Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.”6

“Tanrı, Oğlu’nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O’nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi.” “Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun.”7

Bu dünyada acı ve kederin olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Bazıları diğerlerinin bencil, nefret dolu eylemleriyle açıklanırken bazıları bu hayatta bir açıklamaya meydan okur. Ancak Rab bize kendisini sunar. Rab bize kendisinin de tüm bunlara katlandığını, acılarımızın ve ihtiyaçlarımızın farkında olduğunu belirtir.

“Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.”8

Korkup sıkıntıya düşmek için birçok neden bulunsa da Rab bize yaşadığımız problemden daha fazla huzur verebilir. Ne de olsa O her şeyi, tüm evreni yaratan, her zaman var olan, Yaratıcıdır.

Tüm gücüne rağmen, bizi en küçük detaylarımıza kadar yakından tanır. Eğer O’na yaşamlarımızla güvenirsek, itimat edersek, zorluklarla karşılaşsak da bizi güvenli bir şekilde yanında tutacaktır.

İsa şöyle der, “Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim!”9 Mesih esas korkumuz olan ölümden geçmiş ve üstesinden gelmiştir. Bizi bu hayatın zor koşullarından geçirebilir ve O’na güvendiğimiz takdirde bize sonsuz yaşam verebilir.

Bu hayatı Rab ile ya da Onsuz geçirebiliriz. İsa şöyle dua eder, “Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar. Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, ben de onlarda olayım diye senin adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim.”10

Kendini “Hayat neden bu kadar zor?” diye sorarken bulabilirsin. Rab olmadan, insanlık kolayca birbirini öldürerek, nefret, ırkçılık ve cinsel istismarın içine çekilir.

İsa Mesih şöyle der, “Hırsız ancak çalıp öldürmek ve yok etmek için gelir. Bense insanlar yaşama, bol yaşama sahip olsunlar diye geldim.”11

Rab ile nasıl ilişki kurabileceğini öğrenmek istiyorsan aşağıda linki yer alan “Tanrı’ya Ulaşmak” makalesine göz atabilirsin:
https://www.kampusweb.com/konular/ulasmak.html

 Bize e-mail ile ulaşın…
 Tanrı'yla arkadaşça bir ilişki başlatmaya ne dersiniz?

(1) Kutsal Kitap, Matta 11:28 (2) Kutsal Kitap, Matta 23:37 (3) Kutsal Kitap, Yuhanna 8:12 (4) Kutsal Kitap, Matta 20:17-19 (5) Kutsal Kitap, Matta 26:37-39 (6) Kutsal Kitap, Yuhanna 1:10-12 (7) Kutsal Kitap, Yuhanna 3:17-16 (8) Kutsal Kitap, Yuhanna 14: 27 (9) Kutsal Kitap, Yuhanna 16:33 (10) Kutsal Kitap, Yuhanna 17:25-26 (11) Kutsal Kitap, Yuhanna 10:10


BU MAKALEYİ PAYLAŞIN: